KAPAK DOSYASI: GENÇ OSMAN FACİASI

YAZARLARIMIZ

BAŞKA NELER VAR?

ÇERKES ETHEM HAİN DEĞİLDİR! Çerkes Ethem’in 21 Ocak 1921’de tasfiyesiyle başlayan karanlık süreçte 28 Ocak 1921’de Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı Karadeniz’de katledilmiş, aynı yılın Haziran ayında “Koçgiri İsyanı” bahane edilerek “500 asi temizlenmiş”, 1925’te “Şeyh Said İsyanı” gerekçe gösterilerek binlerce insan katledilmiş, 4 Şubat 1926’da ‘Şapka İnkılâbına İsyan’ ettiği öne sürülerek İskilipli Atıf Hoca idam edilmiş, 1926’da icat edilen ‘İzmir Suikastı’ davasında ise 14 kişi darağacına yollanmıştır. Tek din, tek mezhep, tek millet ve tek ideolojiden oluşacak yeni bir devlet kurma hedefiyle ... TURGUT TÜRKSOY

ÇERKES ETHEM HAİN DEĞİLDİR!

TEVHİDİN MERKEZİNDEN TURİZM BELDESİNE MEKKE’NİN TAHRİBİ Malcolm X 1964’te Mekke’yi ziyaret ettiğinde büyülenmişti. Şehri eski devirlerdeki kadim haliyle bulmuş, kısmen inşa edilen ilave kısımlarıyla bile Tac Mahal’in mimarî güzelliğini geride bıraktığını yazmıştı.Üzerinden henüz 50 yıl geçtiği halde Mekke’nin eski bir şehir olduğunu ve İslamın en kutsal beldesine yaraşır bir güzelliğe sahip olduğunu artık kimse ifade edemiyor. Hac vazifelerini ifâ edecek müminler, Mekke’de tarih arama konusunda beyhude bir çaba içerisinde olacaklar. ZİYAÜDDİN SERDAR

TEVHİDİN MERKEZİNDEN TURİZM BELDESİNE MEKKE’NİN TAHRİBİ

KEMALİST PROPAGANDANIN TAHRİF VE TERCÜME REZALETLERİ RESTİ olarak kısalttığımız Resmî Temessül (Asimilasyon) İdeolojisi’nin propagandasını yapan yabancılar arasında Fransızların hususî bir yeri vardır. RESTİ’ci Fransız neşriyatı arasında belki en fazla itibar göreni de, Fransız tarihçi-yazarı Benoist-Méchin’in Mustapha Kémal’idir. Fransa’da 1954’de piyasaya çıkmış, Türkçe tercümesi hemen ertesi yıl Niyazi Ahmed Banoğlu tarafından neşredilmiştir. Bu tercüme basıldığı 1955’den beri “akademik” kisveli Kemalist propagandanın başlıca müracaat kaynaklarındandır. YESEVÎZADE ALPARSLAN YASA

KEMALİST PROPAGANDANIN TAHRİF VE TERCÜME REZALETLERİ

ŞEYH SAİD SEYİT RIZA’YA MEKTUP GÖNDERDİ Mİ? Doğu Anadolu’da Alevi ve Sünni çatışmasını derinleştirmek adına yılardır iki söylenti kulaktan kulağa gezer. Bunlardan biri, Şeyh Said’in Seyit Rıza’ya misafir olma hikâyesidir. Güya “Şeyh Said misafirlik sırasında Seyit Rıza’nın kestirdiği hayvanın etini yememiş, bundan dolayı Seyit Rıza da kendisiyle ittifak etmemiş”. 1925 olaylarında bir kısım Dersim aşiretinin devletten yana tavır almaları bu hadiseden kaynaklanıyormuş. Aslında 4 aşirete mensup hepi topu 200 kişinin bir davranışı bütün Dersim’e mal edilerek olayın çarpıtıldığını öncelikle söyleyelim. MAHMUT AKYÜREKLİ

ŞEYH SAİD SEYİT RIZA’YA MEKTUP GÖNDERDİ Mİ?

HZ. OSMAN (RA) FİTNE ATEŞİNE KURBAN GİTMİŞTİ Hz. Muhammed’in (sav) iki kızıyla evlendiğinden Zu’n-Nûreyn (iki nur sahibi) diye anılırdı. Döneminde Bizans’ın Akdeniz’deki hakimiyetine darbe indirildi, Kıbrıs ele geçirildi. Ne var ki ilk fitne ateşi alevlenerek evinde Bakara suresini okurken döküldü masum kanı. Üçüncü İslam halifesi Hz. Osman’dan (r.a.) bahsediyoruz. Peki döneminde neler yaşandı da ehl-i İslam birbirine düştü, var olan anlaşmazlıklar serpilerek derinlere kök saldı? Doğumundan şehadetine mühim dönemeçlerde soluklanarak anlatalım. ADNAN DEMİRCAN

HZ. OSMAN (RA) FİTNE ATEŞİNE KURBAN GİTMİŞTİ

HAÇLILARIN KORKULU RÜYASI EMİR BELEK GAZİ Hayatı Haçlılarla savaşmakla geçen, benzersiz komuta kabiliyetiyle meşhur Nuruddevle Belek Gazi Artukluların önde gelen şahsiyetlerinden. Büyük Selçuklu kumandanı Emir Artuk Bey’in torunu olup Harput, Dersim ve Halep gibi şehirlerde emirlik yapan bu Türkmen beyi nasıl bir mücahitti ki Selahaddin Eyyubi’yle bile mukayese edildi? İşte Haçlıların kâbusu Belek Gazi’yi adım adım devleştiren olaylar zinciri… Belek Gazi Haçlılara karşı ilk büyük başarısını 1104 yılında amcası Artuk oğlu Sökmen Bey’le katıldığı Harran Savaşı’nda elde etti. MUHARREM KESİK

HAÇLILARIN KORKULU RÜYASI EMİR BELEK GAZİ

YİĞİTLERE SERDAR OLDU GENÇ OSMAN Ordu yine darbe yapmış, henüz 17 yaşını süren Sultan II. Osman’ı (Genç Osman) katletmişlerdi. Bu olay halkın yüreğini öyle bir dağlama dağlamıştı ki, İstanbul günlerce çalkalanmış, Yeniçeri generallerinin toplandığı Orta Cami ve Sultanahmet Camii basılmış, “Kanı Sultan Osman Han’ı neyledünüz?” çığlıkları günler ve geceler boyu semayı çınlatmıştı. YAVUZ BAHADIROĞLU

YİĞİTLERE SERDAR OLDU GENÇ OSMAN

PROF. DR. AHMET DEMİREL: MUHALİFLERİ VATAN HAİNLİĞİYLE SUÇLAMAK TEK PARTİ İLE MODA OLDU! Büyük Millet Meclisi ve Cumhuriyet’in kuruluş dönemi üzerine yaptığı araştırmalarla bilinen Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Demirel ile yeni kitabı Cumhuriyet Tarihinin Bilinmeyen Gerçekleri üzerine sohbet ettik. Demirel bize tarihin nasıl ve niçin tek sesli hale getirildiğini anlattı. KONUŞAN: HALİD KANDEMİR

YİĞİTLERE SERDAR OLDU GENÇ OSMAN

İMAR KURBANI TARİHÎ ESERLER Osmanlı Devleti’nin başşehri olarak gelişen sur içi, ki buraya tarihî İstanbul diyoruz, 1453’ten itibaren yeni bir Müslüman-Türk beldesi olarak gelişmeye başlamış ve bu hareket yüzyıllarca devam etmiştir. Bu Müslüman-Türk beldesinin gelişmesini sağlayan, şehri süsleyen ve zenginleştiren çeşitli vakıf binalarıydı. Bunların başında cami ve mescitler gelir. Sultan Abdülmecid’in saltanat yıllarında mühendishane öğrencilerince çizilen bir İstanbul planında yalnız Haliç ve Marmara Denizi ile sınırlanan tarihî İstanbul’da selatin camileri dahil 424 cami ve mescit işaretlenmiştir. SEMAVİ EYİCE

İMAR KURBANI TARİHÎ ESERLER

ZAMANIN YANINDAKİ PERVASIZ DİZDAR Şimdilerde ok derler, eskiler tîr veya nâvek demiş. Sevgilinin kirpiğinden, yan bakışından vücut bulup süzülerek nice âşıkların gönlüne saplanmış. Âşık ise gıkını çıkarmamış, sevdiceğinden gelen bir muştu bilmiş bu cefâyı. Gün gelmiş, âşıkların âhları ok gibi semaya yükselmiş. “Gamzesi okına efsûn mı okur gözleri kim/Olur ol zahmı gören tîr ile peykâna heves” diyor Ahmet Paşa. Yani sevgilinin büyülü bakışlarından yaralansa da âşık yine onu arar durur. ŞEYMA AYDIN

ZAMANIN YANINDAKİ PERVASIZ DİZDAR

“EĞİTİM”İN İRFANINA TURP SIKMAK! Şimdi desem ki, 80 sene önce Türkiye “eğitim”sizdi! Cumhuriyet’in 10. yılında eğitimden yoksunduk! “Hadi ordan, saçmalama!” mı dediniz? Hayır, dosdoğru söylüyorum, sözümde asla hilaf yok! Bu şimdinin maymuncuk kelimesinin icadı 1935’tedir. Türkçeden Osmanlıcaya Cep Kılavuzu’nun günümüzde en yaygın kelimelerinden biridir “eğitim”. “Eğitim”in bakanlığı var. Türkiye’nin en kalabalık bakanlığı Millî Eğitim Bakanlığı olmalıdır. Öğretmenler ordusu bir milyona yaklaşıyor. D. MEHMET DOĞAN

“EĞİTİM”İN İRFANINA TURP SIKMAK!

ZEMHERİNİN KESTANESİ Güneşin bizi ısıtmaya mecalinin kalmadığı, rüzgârınsa ona inat, tozu dumana kattığı Aralık, hangi aralık geldi de sığındı senenin sonuna? Ya gelmeseydi! Ateşin üstünde közlenen kestanelerin hatıralarımıza sinmiş kokusunu düşünürken, beyaz elbisesini giymiş tabiata bakabilir miydik pencereden? MÖ 738’de yaptırılan, sonra İmparator Numa tarafından iki ay (Ocak ve Şubat) eklenerek düzenlettirilen Roma takvimindeki sırasından dolayı bu kış ayına Latince 10 anlamına gelen decem kelimesinden türetilen December ismi verilmiş. AYŞENUR ERDOĞAN

ZEMHERİNİN KESTANESİ

TASAVVUFTA ARALIK BEREKETİ Aralık ayının tasavvuf tarihimizde özel bir yeri vardır. 17 Aralık Hz. Mevlana’nın Sevgili ile vuslat oluş tarihidir. “Şeb-i Arus” (Düğün Gecesi) olarak bilinir. O hafta ülkemizde başta Konya olmak üzere hemen her yerde Mesnevi sohbetleri, Hz. Mevlana’yı anlatan seminerler ve ayin-i şerif yapılır. Semazenler çark vurdukça Hz. Mevlana’nın miracını görsel bağlamda yansıtmaya/yaşatmaya çalışırlar. MİM KEMAL ÖKE

TASAVVUFTA ARALIK BEREKETİ

DERİN TARİH TWİTTER'DA